Genişlik:1-2 cm.
Dış Yapı: Hareketlerini sağlayan eklentileri yoktur.Biri ağız etrafında diğeri arkada olan 2 çekmenleri (vantuz) vardır ve bunlardan arkadaki daha büyüktür. Vücudun dış halkaları ile iç halkaları birbirine uymaz. Buna göre somit denilen bir iç halkaya 5 dış halka tekabül eder.
Sindirim sistemi: Ağız, ön vantuz boşluğunu takip eder ve üç dudakla çevrilidir. Çenelerde 50 ile 100 adet diş bir sıra halinde dizilmiştir. Ağzın açıldığı yutağın etrafında kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde olan hirudin salgılayan hücreler bulunmaktadır. Emilen fazla kan midenin yapısında bulunan divertiküllerde depo edilir. Bu nedenle yeni kan emmiş sülük normalden büyüktür.Sindirim sistemi tam olup anüsle sonlanmaktadır.
Üreme:
Cinsiyet: Diğer annelidlerin aksine hermafrodit canlılardır.
Çiftleşme: Yaz ayları.
Yumurta sayısı: Döllenmiş yumurta yumurtlarlar. Yumurtalar çamura açılan tünellere bırakılır ve etraflarına bir koza örülür. Bir kozada 5-15 tane yumurta bulunur. Kozadan çıkış 3-4 hafta sürer.
Yumurtanın çatlama zamanı: 4-10 hafta.
Yaşayış:
Yer: Durgun veya biraz akıntılı olan tatlı sularda, kumlu ve çamurlu yerler.
Beslenme: Sülüklerin bazıları topraktaki solucanlar ve böcek larvaları ile beslenirler; diğerleri koşullara göre hem bu şekilde hem de kan emerek beslenebilir. Bir kısmı da zorunlu parazittir ve mutlaka kan emmeleri gerekir.Örneğin Hirudo medicinalis, su birikintilerinde ve havuzlarda yaşar; genç döneminde etoburdur, daha sonra insan ve diğer memelilerden kan emer. Buna karşın, Limnatis nilotica’ nın erişkin şekilleri su dibinde kum ve çamura gömülü olarak yaşarlar; genç şekilleri ise insan veya kurbağa ve sığırlardan kan emer.
Yaşam süresi: Yaklaşık 20 yıl.
MODERN TIPTA KULLANIMI:
Cerrahide kullanım: Modern tıpta postoperatif olarak Hirudo medicinalis uygulanmaktadır.
Hirudo medicinalis venöz konjesyon için standart tedavi olarak kullanılmaktadır. Venöz konjesyon nedeni cerrahi olarak düzeltilemiyorsa Hirudo medicinalis geçici olarak perfüzyon seviyesini artırmak ve kanlı doku içinde fizyolojik gereklilik sağlamak için kullanılır.
Oral ve maksillofasiyal cerrahların sülük kullanımı konusunda bilgili olmaları gereklidir. Çünkü bunların hem travmatik hem de yeniden yapılan kitlelerin tedavisinde küçük ama çok önemli rolü vardır.Sülükler özellikle plastik cerrahiden sonra mikrosirkülasyonu düzelttiğinden yararlı etkileri vardır.(Hirudin ve Faktör Xa inh. İle).
Transluminal anjioplastiden (TA) sonra restenozu önleyecek yöntemler bulmak için yapılan deneyde, Hirudo medicinalis’ in sadece normal faraj uygulamaya göre restenozu oldukça azalttığı gözlenmiştir. TA den sonra intimada düz kas hücre hiperplazisini etkili bir şekilde engelleyerek etki gösterir.
Tedavi öncesi antibiyotik profilaksisi:
Antibiyotik profilaksisi uygulanmadığı sürece sülüklerin kullanıldığı hastaların % 20’ sinde Aeromonas’ tan (Aeromonas veronii biovar sobria) kaynaklanan enfeksiyonlar görülebilir. Sülüklerin endosimbiyotik bakterileri; Aeromonas hydrophila, Ochnobacter anthropi, mayalanmayan gram (-) oluşumlar, Acinetobacter lwotti ve Aeromonas sobria’ dır.
İzole edilmiş tüm bakterilere standart bir disk diffüzyon testi uygulanmış ve izolatların; siprofloksasin, sefotaksim, seftazidim, gentamisin ve TMP-SMX’ e hassas olduğu bulunmuştur. Sülükler Aeromonas ve diğer bakteri türlerinin taşıyıcıları olduğu için uygun antibiyotik profilaksisi sülük tedavisine ihtiyaç duyan hastalara uygulanmaktadır.
Halk arasında hipertansiyon, hematom, baş ağrısı gibi nedenlerle kullanılan Hirudo medicinalis’ in Plasmodium berghei’ yi bulaştırabildiği ve buradan hareketle de özellikle sıtmanın endemik ve epidemik olarak bulunduğu bölgelerde kullanılmasının enfeksiyonun yayılması açısından tehlikeli olabileceği saptanmıştır.
Etki mekanizmaları:
Hirudin, Hirudo medicinalis’ ten elde edilen kuvvetli bir trombin inhibitörüdür. Hirudin ve bazı hirudin benzerlerinin, tıpta sıkça kullanılan heparine oranla oldukça kuvvetli antikoagülan olarak belirli avantajlarının olduğu gösterilmiştir.
Fizikokimyasal ve klinik çalışmalarda hirudine olan yoğun talep nedeniyle çeşitli rekombinant sistemler, önemli miktarlarda biyolojik olarak aktif hirudin elde etmek için bakteri, mantar ve daha yüksek ökaryotlar kullanarak geliştirilmiştir. Hirudin trombin ile özel olarak etkileşimde bulunarak trombüs olşumunu engeller. Diagnostik amaçlar için, hirudin diğer antikoagülanlardan daha üstündür. Çünkü mineral, protein ve hücresel kan bileşenlerini minimal oranda değiştirir. Bu yüzden rekombine hirudin içeren kan örneği tüpü (UBT) geliştirilmeye çalışılmaktadır.
Hirudo medicinalis tükrüğünden izole saratinin ,Von Willebrand Faktörü’ nün kollajene bağlanmasını önler. Antitrombotik terapötik potansiyeli olabilir.
Hirudo medicinalis tükrük salgısı kallikrein inhibitörü de içerir.
Bir Hirudo medicinalis’ in emdiği ortalama kan hacmi 2.45 ml dir. Sülüğün ayrılmasından sonra ilk 2 saatte 2.21 ve ilk 4 saatte 2.50 ml pasif kanama olur Sülük ısırığının 1.6 cm çaplı dairesel çevresinde yüzey perfüzyon artışı olur ve aynı alan bir süre sonra normal cilt rengine döner.
Kaynak
Uzman Dr. Ummuhan Yılmaz |